Aküsü Biten Araba Nasıl Çalıştırılır?
Soğuk bir sabah kontak anahtarını çevirdiniz, hiçbir şey olmadı. Motor dönmüyor, lambalar sönük, gösterge paneli sessiz. Paniğe kapılmadan önce şunu bilmek gerekir: bu durumun büyük olasılıkla tek bir nedeni vardır ve o neden boşalmış bir aküdür. Üstelik çözümü de göründüğü kadar zor değildir. Yanınızda takviye kablosu bulunan ya da yakınında çalışır durumdaki başka bir araç olan herkes bu sorunu kendi başına halledebilir.
Araç aküleri çoğu zaman aniden değil, yavaş yavaş tükenir. Bu nedenle sorunu önceden fark etmek ve gerekli önlemleri almak mümkündür. Başlıca belirtiler şunlardır:
- Marşa bastığınızda motorun alışılmadık bir yavaşlıkla dönmesi ya da hiç tepki vermemesi
- Farların parlaklığının giderek azalması, araç içi lambaların ve göstergelerin sönükleşmesi
- Korna sesinin boğuklaşması ya da dijital saatin sıfırlanması
- Gösterge panelindeki akü simgesinin sürüş sırasında sönmemesi veya tekrar tekrar yanması
- Akü üzerinde görünür şişme, kabarma ya da yanık kokuya benzer bir koku
Bu belirtilerin bir kısmını yaşıyorsanız servise uğramayı ertelememek gerekir. Akülerin ortalama ömrü üç ila beş yıl arasında değişir. Aracınızı ikinci el aldıysanız ya da son akü değişimini hatırlamıyorsanız, yakın zamanda bir kontrol yaptırmanız sizi ilerleyen dönemde pek çok sürprizden korur.
Aküsü biten bir aracı yeniden çalıştırmanın en güvenilir ve yaygın yöntemi, çalışır durumdaki başka bir araçtan takviye almaktır. Bunun için ihtiyacınız olan tek şey bir takviye kablosu ve yakınınızda park etmiş çalışır bir araçtır. İşlem doğru sırayla uygulandığında birkaç dakika içinde tamamlanır.
Başlamadan önce dikkat edilmesi gereken bazı hazırlık adımları vardır:
- Her iki aracın akü voltajının eşit olduğundan emin olun; standart binek araçlar genellikle 12 volt kullanır.
- Her iki araçtaki lambaları, radyoyu ve tüm elektrikli aksesuarları kapatın.
- Araçları ön kısımları birbirine bakacak ya da yan yana gelecek şekilde konumlandırın; kablolar her iki akü arasına rahatlıkla uzanabilmeli.
- Kaputları açın ve aküleri tespit edin.
Hazırlıklar tamamlandıktan sonra kablo bağlantısına geçebilirsiniz:
- Kırmızı kabloyu önce boşalmış akünüzün artı (+) kutbuna, diğer ucunu çalışan akünün artı (+) kutbuna takın.
- Siyah kabloyu çalışan akünün eksi (−) kutbuna bağlayın.
- Siyah kablonun diğer ucunu boşalmış akünüzün eksi kutbuna değil, aracınızın boyasız bir metal yüzeyine yani şasiye ya da motor bloğuna bağlayın. Bu adım, akü gazının tutuşarak kıvılcıma neden olma riskini ortadan kaldırır.
- Çalışan aracı kontak edin ve birkaç dakika rölantide bekletin.
- Kendi aracınızın kontak anahtarını çevirin. Çalıştıysa her iki aracı da en az on dakika rölantide bırakın.
- Kabloları bağlandıkları sıranın tam tersinde sökün: önce siyah kabloyu kendi aracınızdan, ardından diğer araçtan; sonra kırmızı kabloyu aynı sırayla çıkarın.
Takviye işlemi basit görünse de bazı güvenlik kurallarına uymak hem sizi hem aracınızı korur:
- İşlem sırasında yüzük, bilezik gibi metal takıları çıkarın; akü kutuplarına temas etmeleri tehlikeli olabilir.
- Kabloların pervane, kayış veya egzoz gibi hareketli ve sıcak parçalara temas etmesinden kaçının.
- Kısa devre oluşması durumunda araç elektronikleri ciddi hasar görebilir; bu nedenle kutup sırasına kesinlikle dikkat edin.
- Takviye işlemi sırasında sigarayı söndürün ve alevden uzak durun; akü hidrojen gazı yayar.
Manuel vitesli araçlarda takviyeye ek olarak "vurdurma" adıyla bilinen bir yöntem daha uygulanabilir. Bu yöntemde araç ikinci vitese alınır, debriyaj basılı tutulur ve araç hız kazandıkça debriyaj bırakılır; böylece motor mekanik yolla çalıştırılmış olur. Ancak bu yöntem şanzıman ve debriyaj sistemine ek yük bindirebileceğinden gerçekten zorunlu kalmadıkça tercih edilmemelidir.
Otomatik vitesli araçlarda ise bu yöntem hiçbir şekilde işe yaramaz:
- Otomatik şanzıman sistemi bu tür mekanik müdahaleye uygun değildir.
- Denenmesi aktarma organlarına ciddi zarar verebilir.
- Bu araçlar için tek seçenek takviye kablosuyla şarj ya da yol yardımı talep etmektir.
Tüm adımları eksiksiz uygulamanıza rağmen araç hâlâ çalışmıyorsa sorun aküden daha derin bir yerde olabilir. Bu durumda iki temel ihtimal söz konusudur:
- Ölmüş akü: Akünüz artık şarj kabul etmiyor olabilir; bu durumda değiştirilmesi gerekir.
- Alternator arızası: Alternator sürüş sırasında aküyü şarj eden sistemdir. Bu sistem arızalandığında araç bir süre çalışsa da akü kısa sürede yeniden tükenir. Gösterge panelindeki akü lambası sürüş sırasında da yanmaya devam ediyorsa alternator şüphelenilmesi gereken ilk yerdir.
Her iki durumda da aracınızı kendiniz teşhis etmeye çalışmak yerine en kısa sürede yetkili bir servise başvurmanız daha güvenli ve pratik bir çözüm olacaktır.
Takviyeyle aracınızı çalıştırdıktan sonra hemen durdurmayın. Alternatorun aküyü belirli bir düzeye şarj edebilmesi için aracı en az yirmi ila otuz dakika kesintisiz kullanmanız gerekir. Kısa bir yolculukla motoru kapatmak büyük olasılıkla aynı sorunla yeniden karşılaşmanıza yol açar.
Sorunu kalıcı olarak çözmek için en kısa sürede bir akü testi yaptırın; pek çok servis bu testi ücretsiz gerçekleştirir. Bunların yanı sıra aküyü erken tüketen bazı alışkanlıklara da dikkat etmek gerekir:
- Uzun süre park halinde bırakılan araçlarda akü yavaş yavaş boşalır.
- Sık yapılan çok kısa mesafeli yolculuklar alternatorun aküyü tam şarj etmesine fırsat vermez.
- Araç kapatılırken lambaların veya diğer elektrikli aksesuarların açık unutulması hızlı boşalmaya zemin hazırlar.
Bu alışkanlıkları fark edip düzeltmek, akü ömrünü önemli ölçüde uzatır ve sizi beklenmedik bir anda yolda kalmaktan korur.
Geleceğe güvenle adım atan işletmeler için araç sahipliğinin getirdiği finansal yük, büyüme potansiyelini sessiz sedasız törpüleyen unsurların başında gelir. DRD Filo Kiralama ile bu yükü tamamen geride bırakarak öz kaynağınızı şirketinizi gerçek anlamda ileri taşıyacak stratejik alanlara yönlendirebilirsiniz. Operasyonel kiralama modelinin sunduğu vergi avantajları ve nakit akışı üzerindeki olumlu etkisiyle hem mali dengenizi korur hem de güncel teknolojiye sahip araçların işletmenize kattığı profesyonel görünümün ayrıcalığını yaşarsınız.
Uzun dönem araç kiralama modelinin en değerli yanı, araç sahipliğiyle birlikte gelen tüm teknik ve idari sorumlulukları sizin adınıza eksiksiz biçimde üstlenmesidir. Periyodik bakımdan lastik hizmetine, sigorta takibinden arıza müdahalesine kadar filonuzla ilgili her süreç alanında uzman ekiplerimiz tarafından titizlikle yürütülür. Siz ise gereksiz detaylarla vakit yitirmek yerine şirketinizin temel hedeflerine odaklanır, kesintisiz işleyen bir mobilite sisteminin konforunu her gün hissedersiniz.
Kurumunuzun ihtiyaç ve tercihlerine göre özel olarak hazırlanmış en uygun çözümü keşfetmek için hemen teklif al seçeneğine başvurabilirsiniz. Geniş araç gamımız ve her sektörün özgün gereksinimlerine yanıt veren esnek paket yapımızla, firmanızın ölçeğine en uygun modeli birlikte tasarlayabiliriz.